Firavun Tutankhamon Hazinesi Ve Laneti

Tutankhamon piramidi hiç bir şekilde yağma edilmeden ve tabut kaçırılmadan açılmıştır. Yani burada bulunan eserler maddi ve manevi olarak aşırı derecede muazzam bir değere sahiptirler. Ölümü halen açıklanamamış olan bu 18 yaşındaki genç kral 3350 yıl önce ölmüştü.

Howard Carter 6 yıl boyunca tek amacı bu mezarı bulmak olmuştur. Fakat tüm çabaları sonuçsuz kalmıştır.

Nereyi kazsa, hangi kapıyı açsa heykel buluyor, resim buluyor, ama hazine odasını da bomboş buluyordu. Fakat Carter, son kazısında 6 yıllık değil; ömür boyu çalışmaya değer bir hazine buldu.

Arkeolog Carter, Tutankhamon’un mezarını bulmuştu. Açılmamış tabutu, dopdolu hazinesiyle. Mücevherler, altın tahtlar, taçlar, savaş arabaları ve daha nice değerli eşya ile. O kadar çoktu ki, taşınması haftalar sürecekti. Dev anıt, binlerce yıldan beri firavunun ebedî dinlenme odasını koruyabilmişti.

Carter ve yardımcıları, iğne ile kuyu kazar gibi bir yavaşlıkla kaza kaza yeraltı odasına kadar ilerlemişlerdi. Carter, bilim adamlarını ve arkadaşlarını da çağırmış, sonucu heyecanla bekliyordu. İşçiler, ölüm korkusuna kapılmış, titriyor ve konuşamıyorlardı. Çünkü onlar, mumyaları rahatsız edenlerin ölüme mahkum edildiklerini biliyor, buna içtenlikle inanıyorlardı.

Carter, öne geçti ve açılan geçitten ilerleyerek karanlık odaya vardı. Feneri kapıdan içeri tuttu. Az daha heyecandan düşüp bayılacaktı. Önünde altın bir duvar vardı ve yığın yığın mücevherler! Akla durgunluk verecek bir manzaraydı bu. 5 metre boy, 3 metre genişlik ve 2.25 metre yükseklikte olan bu odanın duvarları ve iç içe geçmiş 8 tabut, saf altındandı. İngiliz bilgin, bağırmaktan kendini alamadı.

Firavunun Laneti

Firavunun laneti kısmına gelecek olursak. Herkes bütün altından olan  bilezik yüzük maske vb. eşyalara bakarken oldukça heyecanlıydı.

Firavunun tabutunda, belli ki rahipler tarafından yazılmış şu yazılar vardı:

«Firavunu rahatsız edene ölüm, kanadını dokunduracaktır.»

Başının altındaki destekte ise şunlar okunuyordu:

«Bu derin uykudan uyan. Sana kötülük edenlerden intikamını alacaksın. Tanrı Ptah, senin düşmanlarını yendi. Onlar, artık yok oldular.»

Tutankhamonun mezarının açılmasından 2-3 hafta sonra kazı sırasında çalışanlar yavaş yavaş ölmeye başladılar. Bir sinek sokması sonucu yatağa düşen carnavon son zamanında şunları söylemiştir.

«Tamam!» dedi. «Tutankhamon’un sesini duyuyorum. Beni çağırıyor, beni bekliyor…» yanındaki hasta bakıcı korkup hemen odadan çıktı. Bunları söylemesinin ardından evin elektrikleri gitti ve geri geldiğinde carnavon ölmüştü. Bu ölüm bir anda tüm dünyaya yayılmıştı. Söylentiler firavunun intikam almaya başladığı yönünde olmuştu. Lordu ölen bakıcı da 1 hafta sonra ölü halde evinde bulundu. Kazıyla bağlantısı olan kişiler tek tek bir şekilde ölüyorlardı.  Mezar duvarının delinmesinde yardımcı olan

Arthur Menace, hastalanarak; arkeolog Evelyne White de sinir buhranı geçirerek öldüler. Evelyne White’nin ölümünden kısa süre önce yazdığı veda mektubunda şöyle diyordu:

«Beni ölüme çağıran ve zorlayan bir kuvvet var.»

Tabi ölümler bunlarla sınırlı kalmadı. Carter’ın sekreteri bir sabah evinde ve kendi yatağında ölü bulunmuştu. Hemen 2 gün sonrasında ise sekreterin babası vefat etti. Ölümlerin hiç ardı arkası kesilmedi Derken Lord Carnavon’un karısı ve kardeşi de esrarlı bir şekilde öldüler. Sonra sıra Mısırlı arkeologlara ve kazıda çalışan işçilere geldi. İşçilerin dördü-beşi birden ölüyordu. Kısa süre sonra kazıda çalışan hiç bir işçi, sağ kalmadı. Yalnız Carter, birkaç yıl daha yaşadı; ama ölümü aratan işkenceler içinde bir yaşama oldu bu. Sonunda o da öldü ve hastalığı anlaşılamadı.

Tabiki bu ölümlerin hepsi daha sonraları sadece tesadüf gibi görülse de açıklanmaya çalışılmıştır. Açıklama olarak yapılan ise histoplasmosist hastalığı yani bir mağara hastalığı diyerek açıklanmıştır. Bu hastalık insanlara çok nadir şekilde rastlanılan yarasa dışkılarından geçen bir parazit sonucu olmuştur.

Peki mezarda bir tane bile yarasanın olmamasına rağmen  ölen iki kişinin sadece bu hastalığın belirtilerini taşıması , geri kalan herkesin farklı sebeplerden çıldırarak, katledilerek, sinek ısırması, intihar ve anlaşılmaz hastalıklar gibi durumlardan ölmeleri hala gizemini korumaya devam etmektedir.

Olay medya ve bir takım kişiler tarafından kapatılmış. Konu ise bir daha açılmamıştır. Tutankamon’un mezarı Krallar Vadisi’nde yer almaktadır. Tutankhamun’un mumyası haricinde mezardan çıkarılanlar Kahire müzesinde sergilenmektedir. Mezarı 1972’de Londra’da ve daha sonra ABD’de sergilenmiştir.

 

 


Bu yazıya puan vererek diğer yazılardan daha fazla yararlı olduğunu bize bildirebilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...
Previous Yeşil Çay İle Zayıflama Mümkün Müdür?
Next Arka Sıradakiler Dizisi Ve Eskiler

Yazar Hakkında

Sezer Özüdoğru
Sezer Özüdoğru 67 Paylaşım

Hayat sana limon verdiğinde ondan tuz ve tekila iste.

Yazarın bütün yazılarını gör →

İlginizi çekebilecek konular

İlişki ve tanışmalarda vur kaç yöntemi

Tam anlamı ile bilinç altına oynanmış bir oyun gibi, yer Flash TV film İbrâhim Tatlıses ve Hülya Avşar’ın başroller olarak bulunduğu Ayşem. Nereden geldim nasıl izlenmeye başladım bilmiyorum ama olay

Eski Mısır Ölüm Tanrısı Anubis

Anubis eski mısıra göre ölüm tanrısı olarak bilinmektedir. Genellikle çakal başlı olarak gösterilen anubis ölen kişileri öbür tarafa geçirmek için görelendirilir ve vicdan ile günahlarını koyduğu bir terazisi de bulunmaktadır.

Ejderhaların Annesi Khaleesi Daenerys Targaryen

İsminin telaffuzunun doğruluğundan bile emin değilim ama Game Of Thrones dizisinin yayınlandığı dönemden beridir bir kez bile izlememiş birisi olarak, Khaleesi bölümleri beni kendine çekiyor. Hayır sapık değilim, yani öyle

1 Comment

  1. krysrds
    Eylül 04, 00:00 Reply

    peki o mezarı çıkarıp sergileyenler nasıl ölmemiş saçma

Yorum yapmak ister misin?